Haber

İnce: Oy bölünmesi tek turlu seçimde sorun ama iki turlu seçimde sorun değil

Ülke Partisi Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, gazeteci Deniz Zeyrek’in bugün yazdığı yazıya yanıt verdi.

Zeyrek, Twitter hesabından yayınladığı mesajda, “İnce’nin kendisini ikinci tura taşımayacağı için alacağı oylar, muhalefetin ortak adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk turda seçimi kazanma ihtimalini zedeleyebilir” dedi. . Ondan fazla oy alabilmek için gece gündüz dua ediyor.)” diyen İnce, “Oyununuzun yarısı Cumhur İttifakı’ndandır” iddiasını dile getirdi.

İnce’nin yayınladığı tam metin şöyle:

‘BİRLEŞMEK DEĞİL, FAYDA ÇEVRESİNDE TOPLANMAK’

Sayın Deniz Zeyrek,

Bugün Sözcü gazetesinde yazdığınız “Bölünerek Kaybetmek” başlıklı yazınızla ilgili görüşlerimi sizlerle ve kamuoyuyla paylaşmak için bu yazıyı yazıyorum. Gerçekten de birlikte kazanma fikri kulağa popüler geliyor. Ancak, herhangi bir yakınsama görmüyorum. Çünkü birlik olmak ortak çıkarlara değil, ortak ilkelere dayanır. Yeniden yazınızda da belirttiğiniz gibi, ideolojileri, yaşam tarzları, kültürleri, ekonomi politikaları ve dış politikaları farklı olan altı partinin tek bir masa etrafında toplanması “birleşmek” mi yoksa bir çıkar etrafında toplanmak mı? ve ortak bir cumhurbaşkanı adayı mı aday gösterecek?

Masadaki küçük partiler, Kemal Bey’in adaylığını onaylamaları karşılığında, kendi başlarına seçime girseler hayalini bile kurmayacakları sözler aldılar yetkililerden. Kemal Bey, toplumdaki Erdoğan karşıtlığından yararlanarak, hiçbir demokratik mekanizmayı işletmeden, partililere danışmadan, CHP seçmenine yetki ve yetki olarak dağıtacağının sözünü verdi. CHP seçmeni
Sadullah Ergin’i, Ahmet Davutoğlu’nu, Ali Babacan’ı bakan yapmak isteyeceğini hiç sanmıyorum.

‘İKİ TURLU SEÇİMLERDE OY BÖLÜMÜ SORUN DEĞİL’

Deniz Bey birleştirme tavanda değil diptedir. Altılı masa etrafında toplanan parti tabanlarının bu yapıyı ne kadar desteklediğini düşünüyorsunuz? Masadaki sağ partilerin tabanlarının yüzde kaçı Kemal Bey’e oy verecek, bununla ilgili bir çalışma var mı? Parti yöneticilerinin bireysel çıkarlara dayalı dernekleşmeleri seçmeni inandırıcı bulmamaktadır. Partilerin ayrı ayrı seçime girseler alacakları oyları toplayarak toplam masa oyunu hesaplayamazsınız. Bazı birleşmeler pozitif sinerji yaratırken, bazı birleşmeler negatif sinerjilere neden olmaktadır.

Yazınızda 1994 yerel seçimlerinin Türkiye solunda bıraktığı bölünme travmasını ele aldınız. Tek turlu seçimler ile iki turlu seçimler arasındaki farkı gözden kaçırdığınızı düşünüyorum. Oyların bölünmesi tek turlu bir seçimde bir sorundur, ancak iki turlu bir seçimde sorun değildir. Cumhurbaşkanlığı seçimi iki turludur ve ikinci cinste en çok oyu alan aday cumhurbaşkanı seçilir. Kemal Kılıçdaroğlu’nun tek aday olarak girdiği Erdoğan’a karşı seçimi kazanabileceğine ve bu yüzden oyları böldüğüme inanmıyorum.

‘YAVAŞ VE İMAMOĞLU Yıprandı’

Yani: Altı tablo adaylık sürecinde başarısız oldu. Adaylığı son dakikaya bırakıp toplumu son dakikaya kadar meşgul etti. Bunu yaparken de seçmenin dikkatini çeken iki belediye başkanı İmamoğlu ve Yavaş’ı yıprattı. Mart ayına geldiğimizde tüm bu oyalamaların Kılıçdaroğlu’nun adaylığını dayatmak için olduğu görüldü. Bu durum masada büyük bir ayrışma yarattı ve masanın ikinci büyük ortağından tepkiler aldı. Bu olaylar aslında tereddütlü olan masadaki güveni iyi yönde zayıflattı.

Yazınızda “Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu’na karşı aday oldu” dediniz. 2 yıl önce adaylığım belliyken 20 gün önce adaylığı belli olan Kılıçdaroğlu’nun karşısına nasıl çıkabilirdim? Gönderilmesi için ne yapılması gerektiğini, muhalefetin bu hükümeti neden gönderemediğini anlatıyorum. Şimdiye kadar bizi görmezden gelenler, sandık sonuçlarını görünce bel altı darbeleriyle bizi oyundan atmaya çalışıyorlar. .
Bu organize kötülüklerin dikkatinizden kaçmadığını düşünüyorum.

‘ANKETİ GÖSTERİRSENİZ İKNA OLMAYA HAZIRIM’

Gördüğün anketlere göre Cumhur İttifakı’ndan değil, Millet İttifakı’ndan oy aldığımı yazmışsınız. Bana bu anketleri gösterirsen ikna olmaya hazırım. Bu iddianıza kesinlikle katılmıyorum. Aldığımız oyların en az yarısı potansiyel olarak halk ittifakının oylarıdır. Bu konuda hiç şüphem yok.

Bize oy vereceklerini söyleyen seçmenleri analiz etmeden konuşmak ezbere konuşmaktır. Sanki ortada sabit bir pasta var da ondan bir dilim alıyoruz gibi yorum yapmak çok yüzeysel bir yaklaşımdır. CHP’nin ulaşamadığı, ilk kez oy kullanacak genç seçmenden, kararsızlardan ve kendini iki kutup arasında sıkışmış hisseden muhafazakar seçmenden oy alıyoruz. Bizim olmadığımız bir durumda bu insanların Kemal Bey’e oy vereceklerini düşünmek saflık olur. Üstelik önümüzdeki günlerde açıklanacak olan anket sonuçlarıyla birlikte 6’lı masaya gönülsüzce oy veren seçmenden umutlu olduğumuz anlaşıldığında oylar sel gibi üzerimize akacak.

‘İki taraf da dua ediyor’

Tabanda, masanın yapısına ve adayına toplumun bir itirazı var ve bunu görmezden gelemeyiz. Siyaset toplumun sesini duyurmak için yapılır. Siyasi kurum, seçmenlere seçenekler sunmaktan sorumludur. Seçeneksiz bir seçim demokratik bir seçim olamaz. Seçimi oyları bölmek şeklinde sunmak bir dayatmadır. Tekrar ediyorum, iki turlu bir seçimde oyların bölünmesi söz konusu değil. Cumhur İttifakı’na çalışan anket firmaları birinci tip Erdoğan’ın, Millet İttifakı’na çalışan anket firmaları ise Kılıçdaroğlu’nun birinci tipi alacağını söylüyor. Sırayla kamuoyuna açıklanan sonuçlardır. Tarafların açıklamadığı anket sonuçları da var. Hem CHP hem de AKP genel merkezinden aldığımız bilgilerin önümüzdeki günlerde kademeli olarak seçmenle paylaşıldığını göreceğiz [emin olabilirsiniz ki her iki taraf da daha fazla oy almamak için dua ediyor). O zaman aldığımız pozisyonun kıymetinin anlaşılacağını düşünüyorum.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu